Published in  
Anlık Rast
 on  
January 29, 2026

BRIDGERTON 4. SEZONUNA HAZIR MISINIZ?

Kategori
Anlık Rast
Tarih
29/1/26

BRIDGERTON 4. SEZONUNA HAZIR MISINIZ?

Netflix
Kategori
Anlık Rast
Tarih
29/1/26

BRIDGERTON 4. SEZONUNA HAZIR MISINIZ?

Netflix

Sevgili Okur,

Bugün büyük gün. 2 senenin ardından Bridgerton geri dönüyor. 1800’lerin Londra’sında yani İngiliz tarihinin “Regency” olarak anılan döneminde geçen bir “Gossip Girl” dizisi Bridgerton. Sosyetedeki dedikoduları takip eden bir yayın ve hiç durmaksızın aşk skandalları yaşayan kaymak tabaka… Özellikle dönem dizisi ve romantik komedi severlerin gönlünü çalan dizi, 29 Ocak’ta yani bugün, 4. sezonun ilk yarısı ile Netflix’te. 

Bu sezon mercekte Bridgerton ailesinin en bohem, en keyif düşkünü oğlu Benedict var. Sadece aşk değil kraliçe de onu seçiyor. Ama işler hiç de kolay değil. Bridgerton ailesi, sezonun ilk balosunu vermek için seçiliyor ve elbette kraliçe de davetli. Yalnız bu bir maskeli balo. Kraliçe, dizinin queer açığını kapatan biseksüel ve her zaman kural dışına çıkan Benedict’i gözüne kestirmişken, Benedict kim olduğunu öğrenemediği, “Lady in Silver” olarak tanıyacağımız, gümüş rengi ayakkabılar giyen birine kapılıyor. Gizemli Lady in Silver, gece 12 olmadan balodan ayrılmak zorunda. Evet, doğru bildiniz; karşımızda Bridgerton tarzı bir Kül Kedisi masalı var. 

Benedict Bridgerton

Çok sevdiğimiz Nicola Coughlan’ın canlandırdığı Penelope yani “dedikoducu kız” Lady Whistledown, evliliğinde ne kadar mutlu olsa ve at arabasındaki ateşli dakikalar devam etse de zor zamanlar geçiriyor: Kraliçenin talepleri ve sevdiklerinin mutluluğu arasında bir yerde kalıyor. Heyecana ve yine tüm sezonu (ya da yayınlanan bölüm miktarını) tek oturuşta izlemeye hazır olun. 

Hatta önerimiz: telefonları kapatın, pembe pijamalar, çiçek kokulu mumlar, çiçekli İngiliz tarzı çay seti, Chado Tea çaylar, yüz maskeleri, şampanya, Ethique Plant Based’den renk renk makaronlar, Jaqueline Cookies’den delirtici çikolata ve deniz tuzlu kurabiyeler, Baca Bread Club’dan Earl Grey lezzetinde madeleinler, Petra Coffee’den vişneli crumble, Magnolia Bakery’den banana pudding ve Leonidas’ın heritage koleksiyonundaki ağız sulandırıcı çikolatalarla kendinize gerçek bir Bridgerton ortamı hazırlayın. Evet biraz kalori dolu ama bir günlüğüne hepimiz kendimizi şımartmayı hak ediyoruz. Üstelik çok gerekirse, Bridgerton sayesinde tüm dünyanın tanıdığı ve hayran olduğu Nicola Coughlan gibi kiloları avantaja çevirebiliriz!

Eğer yeni bölümleri izlemeden önce eski 3 sezonda neler yaşandığını hatırlamak isterseniz bu notlar sizin için. 

Bridgerton ailesi

1- Bridgerton hikâyesi, 1813 Londra’sında başlıyor. Yüksek sosyete, “bu yıl kimler evleniyor” merakıyla evlilik sezonunu resmen açmış durumda. Balolar, çaylar, dedikodular ve yargılayıcı bakışlarla yürüyen o meşhur evlilik piyasasında; uygun (= zengin) genç kadınlar ve erkekler, mümkün olan en iyi eşleşmeyi kovalamaya başlıyor. Regency döneminde geçen bu romantik dizide, birbirine çok bağlı sekiz kardeş yani Bridgertonlar ve anneleri, tüm bu görgü kuralları ve sosyal şovun ortasında, sürpriz bir şekilde gerçek aşkı arıyor.

Bridgerton kardeşler

2- Bridgerton kardeşler, alfabetik sırayla şöyle: Anthony ile başlıyor; ressam ruhlu Benedict (Luke Thompson), başına buyruk Colin (Luke Newton), Daphne ve her daim ortalığı karıştırmaya hazır Eloise (Claudia Jessie) ile devam ediyor. Ailenin en küçükleri Francesca (Ruby Stokes), Gregory (Will Tilston) ve Hyacinth (Florence Hunt) ise şimdilik arka planda; ama büyüdükçe hikâyede daha fazla söz sahibi olacakları şimdiden belli.

Lady Whistledown

3- Dedikodu konusunda Londra sosyetesi zaten kendi kendine yetiyor; ama söz konusu Lady Whistledown olunca herkes tek yürek. Julie Andrews’un sesiyle hayat bulan bu gizemli anlatıcı, Londra’nın yüksek sosyetesine servis edilen skandal bülteniyle en sulu dedikoduları satır satır ortaya döküyor. Kim kiminle, neden ve ne kadar yanlış… Hepsi Lady Whistledown’ın kaleminde ve kraliçe dahil onun bağımlısı.

Lady in Silver yani Yerin Ha

4- Dizinin yeni yüzü Yerin Ha, başrolü Lady in Silver yani Sophie Baek olarak üstleniyor. Masal burada bitmiyor: ona Posy Li rolünde Isabella Wei, Rosamund Li rolünde Michelle Mao eşlik ederken; hikâyenin klasik ama bir o kadar da zorlu figürü olan üvey anne Lady Araminta Gun’a ise Katie Leung hayat veriyor. Kısacası aile içi dram, bu sezonda da eksik değil.

Queen Charlotte ve LadyDunbury

5- Kraliçe Charlotte, 3. sezonda enerjisinin büyük kısmını Lady Whistledown’la satranç oynar gibi didişmeye ve onu köşeye sıkıştırmaya harcamıştı. Bu sırada kraliçenin sağ kolu Lady Danbury ise her zaman oradaydı. Ancak artık Lady Whistledown’ın kimliği ortaya çıktı ve kraliçenin yeni ilgi odaklarına ihtiyacı var. Şimdi Lady Danbury bu oyunun neresinde duracak, kraliçeyle ilişkisi ne olacak? Sezonun konularından biri bu. 

Eloise ve Penelope

6- Şimdiye kadar kayda değer bir romantik hikâyesi olmasa da Eloise (Claudia Jessie), dizinin en gidişat belirleyici karakterlerinden biri. Penelope ve Eloise, 3. sezonda büyük bir duygusal fırtınadan geçmişti. Eloise’in, Penelope’nin Lady Whistledown olduğunu 2. sezonda öğrenmesiyle araları fena halde açıldı; ama sezonun ikinci yarısında Bridgerton’ları korumak için yeniden aynı safta buluştular ve çok şükür barıştılar. Biz rahatladık. Ama asıl soru şimdi başlıyor: biri evli bir kadın olmanın getirdiği sosyal güvenceye ve statüye sahipken (üstüne bir de Lady Whistledown olmanın gücü varken), diğeri hâlâ sistemin dışında duruyorken bu dostluk nasıl bir forma bürünecek bilemiyoruz. Eloise’nin evlenmemek için ısrarı da ayrı bir unsur hikayede.

Violet Bridgerton aşkı yeniden keşfediyor

7- 3. Sezonda anne Bridgerton’ın cinsel uyanış içinde olduğunu da hatırlıyor musunuz? Dowager Vikontes Violet Bridgerton’ın dul kalma hikâyesi, gerçekten şaşırtıcıydı. Hayatının aşkı ve eşi Edmund Bridgerton, bir arı sokması sonucu geçirdiği alerjik reaksiyonla hayatını kaybetmiş ve o da kendini çocuklarına adamıştı. Violet Bridgerton, Lady Danbury’nin kardeşiyle tanışıyor ve adamdan tek bir şey istiyor: bahçesini… sulaması? En azından artık kendi hayatının da tadını çıkartması gerektiğini anlıyor. Yolun açık olsun Violet. Keyfini çıkar.

Will Mondrich ve eşi

8- Will Mondrich’i hatırladınız mı? 1. sezonda mütevazı bir boksör olarak başlayan yolculuğu, 2. sezonda kulüp sahipliğine evrilmişti. 3. sezonda ise sürpriz bir miras devreye girdi: uzak bir halanın ölümüyle, aileye unvan ve malikâne, en büyük oğulları üzerinden transfer edildi. Yani bir anda eşiyle birlikte soylular sınıfına hoş geldiler. 4. sezonun bu ani statü değişiminin Mondrich’lere nasıl geldiğini, kimliklerini ne kadar sarstığını (ya da eğlendirdiğini) göstermesini umuyoruz.

Daphne Bridgerton ve Simon

9- Daphne Bridgerton (Phoebe Dynevor), 1. sezonda hikâyenin merkezindeki isimlerdendi. Ailenin uslu, örnek kızı olarak başladığı yolculukta, kendini Anthony’nin eski dostu Simon’a (Regé-Jean Page) âşık olurken buldu. Geri dönüşü olmayan bir aşk, bol dramatik bakışlar ve tabii ki bir Bridgerton klasiği. Ama günün sonunda evlilik oldu elbette, 3. sezonda. Evlenince her şey bitiyor mu sanıyorsunuz? Daphne’nin bir kadının cinsel hayatıyla ilgili hiç bilgisinin olmaması izleyiciye ateşli yeni sahneler ve belki de bilgiler sunacak yeni sezonda. 

Penelope ve Colin

10- Dizinin en ikonik çifti Penelope Featherington ve Colin Bridgerton elbette. Başta sadece yakın arkadaş olan ikili, 3. sezonda evliliklerini bir erkek çocukla taçlandırmışlardı. Spoiler: Aşkları devam ediyor! 

Bridgerton’ın tüm sezonlarının en unutulmaz sahnesini ikili defalarca farklı şekillerde çekmişler. O çekimi Penelope’yi canlandıran Nicola Coughlan şöyle anlatıyor: “Penelope’nin daha önce kimseyi öpmediğini anlattılar bize. Bir de şunu öğrendik; bu bayağı komikti, gerçek hayatta çok iyi olan bir öpücük, kamerada her zaman o kadar da iyi görünmüyor! O yüzden yüzlerimizi birbirine yapıştırmışken ekiptekiler ‘Hayır, biraz geri çekilin; öyle daha güzel görünüyor’ dediler.” Colin rolündeki Luke Newton ise şöyle anlatıyor: “Aralarında biriken gerilimin sahneye yansıması gerektiğini düşünmüştük ama ekip bize geri çekildiğimizde kamerada çok daha iyi göründüğünü söyledi… Özellikle o sahneyi defalarca çektik; çünkü yönetmenimiz Andrew Ahn, aynı sahnenin farklı versiyonlarını denememizi istedi. Bir sürü farklı şekilde oynadık, bu da final kurguyu izlerken heyecan yarattı, hangi versiyonu seçtiklerini bilmiyorduk.