Published in  
Güzel Rastlantılar
 on  
November 15, 2025

DISCONUN TÜM SPECTRUMU BURADA: Purple Disco Machine @ Mix Festival İstanbul

Disco’nun bugüne uyarlanmış hâli, 70’lerin parıltısıyla 2020’lerin enerjisini aynı sahnede buluşturuyor: Purple Disco Machine. Asıl adıyla Tino Piontek, Leipzig’den dünyaya yayılan o dans ettiren groove’un mimarı. Grammy ödüllü prodüktör, “Dopamine”, “Substitution” ve son dönemde çıkardığı “Wonderful Life ’25”, “Next to You” ve “Fire + Ice” ile disconun sınırlarını yeniden çiziyor.
Tarih
15/11/25

DISCONUN TÜM SPECTRUMU BURADA: Purple Disco Machine @ Mix Festival İstanbul

Disco’nun bugüne uyarlanmış hâli, 70’lerin parıltısıyla 2020’lerin enerjisini aynı sahnede buluşturuyor: Purple Disco Machine. Asıl adıyla Tino Piontek, Leipzig’den dünyaya yayılan o dans ettiren groove’un mimarı. Grammy ödüllü prodüktör, “Dopamine”, “Substitution” ve son dönemde çıkardığı “Wonderful Life ’25”, “Next to You” ve “Fire + Ice” ile disconun sınırlarını yeniden çiziyor.

Tarih
15/11/25

DISCONUN TÜM SPECTRUMU BURADA: Purple Disco Machine @ Mix Festival İstanbul

Disco’nun bugüne uyarlanmış hâli, 70’lerin parıltısıyla 2020’lerin enerjisini aynı sahnede buluşturuyor: Purple Disco Machine. Asıl adıyla Tino Piontek, Leipzig’den dünyaya yayılan o dans ettiren groove’un mimarı. Grammy ödüllü prodüktör, “Dopamine”, “Substitution” ve son dönemde çıkardığı “Wonderful Life ’25”, “Next to You” ve “Fire + Ice” ile disconun sınırlarını yeniden çiziyor.

Mix Festival 2025, bu kez Purple Disco Machine ile Zorlu PSM’de bir disko evrenine dönüşüyor. Purple Disco Machine’in seti, İstanbul’un kültürel enerjisiyle birleşince ortaya hem nostaljik hem de geleceğe dönük bir sahne hikâyesi çıkıyor: analog sıcaklığın elektronikle, duygunun groove’la buluştuğu bir gece. Her edit, her synth dokunuşu, seyircinin anlık duygusuna göre yeniden biçimleniyor çünkü onun müziğinde her şey doğaçlama bir enerjiyle yeniden doğuyor.

Kısacası, Purple Disco Machine İstanbul’a sadece müzik değil; bir zaman algısı, bir disko manifestosu getiriyor. Mix Festival 2025’te bizi bekleyen şey, tam da onun sözleriyle: “A night of groove, color, and connection.” Bu akşam Mix Festival’de buluşmak üzere!

Bu yıl peş peşe “Wonderful Life ’25,” “Next to You” ve “Fire + Ice” parçalarını yayımladın. Bu son dönemdeki yaratıcı ivmeni tetikleyen şey neydi? 

Her parça farklı bir ruh hâlini yansıtıyor ama hepsi groove, duygu ve bana özgü disco sound’u ile birbirine bağlı. Son dönemde çok ilham dolu bir dönemdeyim; disconun tüm spektrumunu keşfetmek istedim. Hurts ile daha karanlık, synth ağırlıklı neredeyse 80’ler atmosferini, Taranteeno ile down-tempo electro-soul hissini, Jake Shears ile ise daha parlak ve gösterişli bir enerjiyi.

2024’te yayımladığın Paradise albümü modern disco vizyonunu ortaya koymuştu, Bonus Edition ise bu vizyonu daha da genişletti. Seni yeniden o dünyaya çeken ne oldu?
Paradise benim için dönüm noktası olan bir projeydi ve hâlâ anlatmak istediğim şeyler olduğunu hissettim. Bonus Edition bana bu hikâyeyi genişletme fırsatı sundu, yeni iş birlikleri, daha derin duygular ve disco-house’un farklı yüzleri... Aslında bunları tekrarlamak değil, yolculuğu uzatmak; dinleyicilere keşfedebilecekleri yeni katmanlar sunmak istedim.

Purple Disco Machine Mix Festival ile Zorlu PSM'de.

Hurts ve Jake Shears gibi birbirinden çok farklı karakterleri üretim sürecinde kendi imzanla nasıl bir arada tutuyorsun?
Önce her sanatçının onu benzersiz yapan yanlarını dinliyorum. Hurts’te bu melankolik dokular ve sinematik synth’ler, Jake’te ise flamboyant disco draması. Benim görevim, onların kişiliğinin parlayacağı bir ses evreni kurmak ama bunu her zaman benim groove’um, ritmim, bas çizgilerim ve disco DNA’m etrafında birleştirerek yapmaya çalışıyorum.

“Fire + Ice” bir Volkswagen reklam kampanyasıyla da kesişti. Sanat ile ticaret arasındaki çizgide ilerlerken “otantik” kalmayı nasıl başarıyorsun?Benim için otantik olmak, müziğe sadık kalmaktan geçiyor. Bir marka ile iş birliği olacaksa, önce o parçanın gerçekten inandığım bir sanat ürünü olarak var olması gerekiyor. Sonra bu müzikle görsel ya da hikâyesel bağ kuruyoruz. Groove ve duygunun Purple Disco Machine ruhuna sadık kaldığı ortaklıklar yaratıcı vizyonu zayıflatmak yerine güçlendiriyor.

Purple Disco Machine

Bir şarkı stüdyodan sahneye taşındığında nasıl evriliyor peki?
Stüdyoda her şey net ve katmanlıdır. Sahnede ise müzik nefes almaya başlar. Bölümleri uzatırım, bazı kısımları sadeleştiririm ya da kalabalığın enerjisine göre tamamen değiştiririm. Bazen formu seyirci belirler ve bu doğaçlama, parçaya ikinci bir hayat verir. Hiçbir zaman sadece “playback” değil sahnedeki uyarlama; bir yeniden yorumlama diyebilirim.

İstanbul seyircisini Zorlu PSM’deki performansında neler bekliyor?
Kendi kataloğumdan bir yolculuk, özel edit’ler ve sadece bu festival için hazırladığım birkaç sürpriz. İstanbul’un kültürel enerjisi çok güçlü; bunu setime yansıtmak istiyorum. Disconun ve disco-house’un tüm tonlarını beklenmedik dönüşlerle bir araya getireceğim. Renk, groove ve bağ dolu bir gece olacak.