Published in  
Röportajlar
 on  
January 7, 2026

TOM SMITH İLE MÜZİK, FUTBOL VE BAĞLAR ÜZERİNE

Editors ile geçen uzun yılların ardından Tom Smith, ilk solo albümünde sesini daha yakına, daha sakin bir noktaya çekiyor. There Is Nothing in the Dark That Isn’t There in the Light, kalabalıktan uzaklaşıp içeriye bakmayı seçen bir anlatının ürünü. Bu albümde Smith, büyük cümlelerden çok küçük ayrıntılara, gürültüden çok sessizliğe alan açıyor.
Kategori
Röportajlar
Tarih
7/1/26

TOM SMITH İLE MÜZİK, FUTBOL VE BAĞLAR ÜZERİNE

Editors ile geçen uzun yılların ardından Tom Smith, ilk solo albümünde sesini daha yakına, daha sakin bir noktaya çekiyor. There Is Nothing in the Dark That Isn’t There in the Light, kalabalıktan uzaklaşıp içeriye bakmayı seçen bir anlatının ürünü. Bu albümde Smith, büyük cümlelerden çok küçük ayrıntılara, gürültüden çok sessizliğe alan açıyor.

Kategori
Röportajlar
Tarih
7/1/26

TOM SMITH İLE MÜZİK, FUTBOL VE BAĞLAR ÜZERİNE

Editors ile geçen uzun yılların ardından Tom Smith, ilk solo albümünde sesini daha yakına, daha sakin bir noktaya çekiyor. There Is Nothing in the Dark That Isn’t There in the Light, kalabalıktan uzaklaşıp içeriye bakmayı seçen bir anlatının ürünü. Bu albümde Smith, büyük cümlelerden çok küçük ayrıntılara, gürültüden çok sessizliğe alan açıyor.

Müziğin giderek hızlandığı, her şeyin anında tüketildiği bir dönemde, Smith’in bu çalışması bilinçli bir duraksama hissi taşıyor. Şarkılar acele etmiyor, ses yükseltmiyor; dinleyeni yavaşlatan, yaklaştıran bir dil kuruyor. Albüm, karanlığı dramatize etmektense onun içinden sızan sıcaklığı fark ettiriyor.

Tom Smith’in kelimeleri de müziği gibi; ölçülü, dürüst ve insani. Karşısındakini açıklamalara değil, hissetmeye davet eden bir karşılaşma.

Öncelikle şunu söylemek isterim;here Is Nothing in the Dark That Isn’t There in the Light**, son dönemde dinlediğim en etkileyici albümlerden biri. Bu albüm için gerçekten teşekkür ederim.**

Çok teşekkür ederim, bunu duymak benim için gerçekten çok değerli.

2014’te Mirror’da yayımlanan bir yazı, Tom Smith’i Birleşik Krallık pop ve rock sahnesinin en geniş vokal aralığına sahip ismi olarak duyurdu. Tom Smith, listede 4,75 oktavlık ses aralığıyla Iron Maiden’dan Bruce Dickinson ve Led Zeppelin’den Robert Plant’in önünde.

Hayatının ilk günlerinden bugüne baktığında, Tom Smith’te hiç değişmeden kalan şey nedir?

Ailemde bilim insanları ve öğretmenler var. Kız kardeşim de öğretmen. Sanırım ben her zaman ailenin biraz kara koyunuyum. Hayata daha gri alanlardan bakan biriydim ve bu hiç değişmedi.

Hayat siyah ya da beyaz değil. Müzik de öyle. Belki de beni müziğe iten şey tam olarak buydu.

Editors her zaman evrilen ama kimliğini kaybetmeyen bir grup gibi hissettirdi. Editors yoluna devam edecek mi? Ve seni tam olarak bu dönemde solo albüm yapmaya iten neydi?

Editors şu sıralar oldukça aktif. Yeni bir albüm üzerinde çalışıyoruz ve bu albüm daha az elektronik, daha çok gitar ağırlıklı olacak. Yirmi yılı aşkın süredir birlikte üretmek kolay değil ama hâlâ müzik yapmayı seviyoruz.

Solo albüm fikri ise uzun zamandır aklımdaydı. Editors daha elektronik bir yöne giderken, benim akustik gitar ve piyano ile yazdığım, daha kişisel şarkılar birikmeye başladı. 44 yaşındayım ve şunu düşündüm: Eğer şimdi yapmazsam, belki de hiç yapmayacağım.

Bu albümde bize nasıl bir duygusal alan vermek istedin?

Arkadaşlarımı, ailemi ve eşimle olan ilişkilerimi düşündüm. Hayat zorlaştığında insanı ayakta tutan şeyin bu bağlar olduğunu fark ediyorsunuz. Albüm çok sade ve akustik. Editors’ta genellikle yüksek sesle söylemem gerekir, bu rock müziğin doğası. Ama bu albümde daha sessiz, daha içe dönük bir vokal istedim.

Özellikle dünyanın ve müziğin giderek daha dijital ve mesafeli hâle geldiği bir dönemde albümde samimiyeti nasıl korudun?

Bu albümün nefes alması gerekiyordu. Daha analog, daha eski usul bir his aradık. Bir akustik gitar ve dürüst bir vokal, çok temel ama çok güçlüdür, insanidir. Biz de tam olarak bunu istedik.

Gelelim günümüzün en popüler konusuna. Yapay zekâ müzik üretiminde giderek daha fazla yer kaplıyor. Bu konuda ne düşünüyorsun?

Açıkçası bu konu benim dünyam değil. Ne eleştiriyorum ne de övüyorum. Müzik benim için başka bir insanda bir şey ifade ettiğini hissettiğimde anlamlı. Editors olarak ya da bireysel olarak bu yönde bir üretim yapmayı düşünmüyoruz.

Türkiye’de çok sadık bir dinleyici kitleniz var Editors olarak. Yeniden gelmeyi planlıyor musunuz?

Şu an net bir plan yok ama geçmişte çok güzel konserler verdik. Yeniden gelmeyi çok isterim.

Editors

KISA FUTBOL MOLASI VE VEDA

Son olarak küçük bir soru daha… Arsenal taraftarı olduğunu biliyorum. Bu sezonu nasıl görüyorsun?

Genel olarak iyi gidiyor ama son haftalarda biraz zorlandık. Çok fazla sakatlık var. Yine de umutluyum, göreceğiz.

Çok teşekkür ederim. Zaman ayırdığın ve bu kadar içten cevaplar verdiğin için gerçekten minnettarım. Seni en kısa zamanda İstanbul’da yeniden görmek isteriz.

Çok teşekkür ederim. Görüşmek üzere.