Messi kariyerinin son Dünya Kupasında Arjantin ile üst üste ikinci kez Dünya Kupasını kazanmanın eşiğinde. Evet, turnuva boyunca Arjantin'in Messi sayesinde kollandığını, hakem kararlarıyla avantaj sağladığını söyleyenler oldu. Futbolda böyle tartışmalar her zaman oluyor ama bütün bunlardan bağımsız tek bir gerçek var. Lionel Messi bu finale çıkmayı futboluyla, liderliği ile hak etti.
Ama bu final bambaşka bir rastlantının sonucu.
Messinin karşısında kendi mirasını devralmaya en yakın isim ve onun takımı duruyor.
İspanya...
Son Avrupa Şampiyonu olan İspanyollar, tam anlamıyla bir sistem takımı. Oyunun her anını planlayan, taktiksel, topa hükmeden ve kolektif aklı bireysel yıldızların önüne koyan bir ekip. Messi hayranlığı bu disiplinli takımın içinde bile ortak bir duygu olarak yer alıyor. Pedri'den Gavi'ye, Dani Olmo'dan Nico Williams'a kadar İspanyol oyuncuların birçoğu, çocukken Messi'yi bir idol olarak izleyerek büyüdüklerini gizlemiyor. Onlar için Messi yalnızca pazar günü alt etmeleri gereken bir rakip değil; futbola aşık olma sebeplerinden biri.
Lamine Yamal ise elbette o kuşağın, o hayranların en parlak yıldızlarından birisi. Belki de Messi’nin eli değmiştir genç yıldıza..
Henüz 19 yaşında ama şimdiden bir Avrupa Şampiyonluğu yaşadı, dünyanın en büyük yıldızlarından biri haline geldi ve futbolun geleceği denildiğinde akla gelen ilk isimlerden birisi oldu. Fakat onun hikâyesini daha ilginç yapan şey, attığı gollerden ya da yeteneğinden bile önce yaşanan inanılmaz bir rastlantı.
Bundan 18 yılı aşkın bir süre önce, 2007 yılında UNICEF'in bir yardım kampanyası için kaynak yaratma fotoğraf çekimi düzenleniyor. O yıllarda her sene tekrarlanan bir proje kapsamında, Barcelona kadrosundaki oyuncular çocuklarla fotoğraf çekimine giriyor. Çekime yüzlerce aile katılıyor. Karelerin çoğu zaman içinde unutulup gidiyor; çünkü o dönem ne Messi'nin dünyanın en iyisi olacağı tahmin edilebilir ne de o bebeklerin geleceği...
Yamal'ın ailesi de oğlunun adına bu çekilişe katılıyor ve kazanıyor. Yüzlerce bebek arasından 6 aylık Lamine seçiliyor. Üstüne, o kadar Barcelona futbolcusu arasından tesadüf eseri bebek Yamal, fotoğraf çekimi için Lionel Messi ile eşleşiyor. 20 yaşındaki Messi, o zamanlar daha yolun başında, yeni yeni ün kazanıyor.
Fotoğrafı çeken Joan Monfort, o soğuk ve utangaç odada yaşanan sıcaklığı, çekimin perde arkasını yıllar sonra Associated Press’e şöyle anlatıyor:
"Size 12 oyunculuk bir liste verirlerdi, her ay için bir isim. Futbolcular çoğu zaman içeri girip 'Hadi çekelim, acelem var, ne yapmamı istiyorsun?' der. Ama acele etmemek gerekir. Birbirini tanımayan iki insan arasında etkileşim gereken bir fotoğrafta ortam soğuk olabilir. Hele biri henüz 6 aylık bir bebek, diğeri 20 yaşında utangaç bir gençse iş zorlaşır. Messi başlangıçta bebek Lamine ile nasıl iletişim kuracağını bilemedi. Ama Yamal’ın annesi Sheila çok yardımcı oldu. Bebeğin ortamı yadırgamaması için onun varlığı olmazsa olmazdı. Şefkatli, tatlı, sıcak bir kare ararsınız ve sonunda gayet iyi sonuçlandı."

















Monfort o günleri hatırlarken şaşkın bir şekilde şöyle söylüyor: "Bunun bir senaryosunu yazamazsınız. Bilim kurgu gibi. Gerçek bir kader mucizesi. O zaman kimse bu bebeğin bugünkü kişi olacağını hayal edemezdi. Messi'nin de kim olacağını bilemezdiniz. Bu işlerde kaderin payı büyük."
Yamal'ın babası ise durumu tek bir cümleyle özetliyor: "Unicef çekilişini kazandık ve oğlum, o kadar futbolcu arasından tesadüfen Messi ile eşleşti. Bu tamamen bir şanstı, bir mucizeydi."
UNICEF de geçtiğimiz günlerde bu anı doğrulayarak şu açıklamayı yaptı: "Evet, gördüğünüz o fotoğraflar gerçek. Bugün onların saha içindeki başarıları milyonlara ilham veriyor. Saha dışında da hem Messi hem de Lamine Yamal, dünya genelindeki çocukları desteklemek ve onların haklarını savunmak için UNICEF İyi Niyet Elçileri olarak seslerini kullanıyorlar."
O gün aynı fotoğraf karesinde, unutulup gitmek üzere olan bir yardım kampanyasındaydılar Pazar günü ise Dünya Kupası finalinde, aynı sahanın iki farklı yarısında, karşı karşıya olacaklar.
Pazar gecesi kupayı Messi de kaldırabilir ve son dansını bir peri masalıyla bitirebilir. Belki de futbol, yeni kralını Lamine Yamal olarak ilan eder. Ama skor ne olursa olsun, yıllar önce bir UNICEF çekiminde başlayan o hikâye bize futbolun neden dünyanın en güzel oyunu olduğunu bir kez daha hatırlattı.
Hayat rastlantıları sever ve futbol da fena halde hayata benzer...



